Yunan Adaları ve Atina Gezi Notları 2016

Yunan adaları gezimiz iki partide oldu. Büyük gezimizi; 30 Ağustos 2016’da Cruise ile yaptık. Bu tur 5 ada (Patmos, Rodos, Girit, Santorini ve Mikonos adaları) ile, Atina’daki Pire limanını kapsıyordu.

Küçük gezimizi ise, 20 Ağustos 2016’da Kalimnos ve Kos adalarına yaptık. Kalimnos’tan tekneyle Kos adasının Mastihari plajının olduğu bölgeye de geçtik. 21 Ağustos’ta, taksiyle Kos adasının merkezine gittik. Kos’u da gezdikten sonra tekrar feribotla yurda geri döndük.

Gidişimiz, Bodrum Turgut Reis D Marin’den feribotla oldu. Arabayı Marinanın otoparkına park edip feribota geçtik.

1,5 saatlik bir yolculuktan sonra Kalimnos’a geldik. İskelede inip, 1 saat kadar gümrük ve pasaport kontrolü için bekledikten sonra adaya girebildik. Yeşil pasaport olduğu için vizeye gereksinim duymadık. Sebebin anlayamadığımız, anlamsız ve tatsız bir bekleyişti.

Orada, ada turu yapan otobüs firmalarının cazgırları bize teklifte bulunmaya başladılar. Gözümüzün tuttuğu bir tanesinin yazıhanesine gidip tura kaydolduk ve Türkçe rehberli bir ada turu yaptık. Ada turu 12.30’da başladı ve tur, 1,5 saat kadar sürdü. Kabaca, ada hakkında epey bilgi edindik. Aralarda bazı yerlerde duruldu. En çarpıcı olanı bir kiliseydi.

Turdan sonra, müşterisi bol, tipik bir Yunan restoranına girdik ve makul fiyata, fevkalade deniz ürünleri yedik.

Sıra sokaklarda gezmeye geldi. Bir sünger satıcısına uğradık. Burada da enteresan süngerler vardı.

Akşamüzeri, küçük sayılabilecek bir tekneyle, yaklaşık yarım saat içinde Mastichari adasına geçtik. Mastichari’de gün batımını yakaladık.

Mastichari’ye indiğimizde, iskelede çalışan görevliye sorduk, nerede kalabiliriz diye. Telefon etti, birisi geldi bizi aldı ve kalacağımız otele götürdü. Angela isimli bir kadına ait, tertemiz, sevimli bir apart oteldi.

Angela’ya akşam yemeğini nerede yiyebiliriz diye sorduk. Meydandaki Periklis Tavernasını önerdi. Gerçekten doğru bir öneri olduğunu orada yemeğimizi yiyince anladık. Yunan canlı müziği eşliğinde lezzetli şeyler yedik.

Sabah erkenden kalkıp plaja gittik ve denize girdik.

Denizden çıktıktan sonra, otele bir taksi çağırdık ve Kos merkezine gitmek üzere yola çıktık. Mastihari ile Kos’un arası 22 Km. Giderken taksi şoförü bizi, yol üzerindeki Hipokrat’ın Evi adlı kültür merkezine götürdü. Aşağıdaki fotoğraflar Hipokrat Evi ve Bahçesinden. Hipokrat Evi’nin burada olmasının sebebi, arkeolojik bulgulara da dayanarak, Hipokrat’ın, öğrencilerini yetiştirmek için burada bir tıp okulu çalıştırmış olduğuna inanılması imiş. Buradaki ev ve bahçedekiler, yer mozaikleri dâhil, o günün koşullarına göre yapılan replikalar.

Kos’un merkezine gelmeden önce, bizi Asklepieion Antik Kentine de götürdü şoför. Bizim Efes Antik Kenti kadar güzel değildi.

Sonunda, Ege denizindeki Yunan adalarının en büyük üçüncüsü olan Kos adasının merkezine geldik. Yürüyerek, limanın hemen yakınındaki tarihi Şövalyeler Kalesine gittik.

Yemekten sonra, yürüyerek Kos sokaklarında dolaştık. Hipokrat ağacı meydanı, en turistik bölge. Aşağıda, meydana adını veren ağaç.

Akşamüzeri feribota binip tekrar Turgut Reis D Marin’e geçtik. Böylece 2 günlük, 2 adalık kısa gezimiz bitmiş oldu. Gezimizden memnun ayrıldık.

İletişim