LAOS GEZİSİ Notları 27 – 31 Ekim 2008

Ön Not:Emekli olduktan sonra yapmayı tasarladığım işlerden biri de, gezdiğim, gördüğüm yerlerle ilgili notları derlemekti. Aradan çok zaman geçtiği için, her şeyi hatırlama şansım olmamasına karşın, elimdeki notlardan ve fotoğraflardan yola çıkarak, gezdiğim yerleri olabildiğince anlatmaya çalıştım. Verdiğim bilgiler, gezdiğim döneme ait olup, aradan geçen zaman içerisinde birçok değişiklik olmuş olması çok mümkündür. Lütfen bu gözle okuyun. Tarihsel bilgiler, rehberim ve internet kaynaklıdır

Laos (Lao People's Democratic Republic – Laos Demokratik Halk Cumhuriyeti), Çinhindi yarımadasında, Çin, Vietnam, Kamboçya, Tayland ve Myanmar arasına sıkışmış, denize bağı olmayan, fakat Mekong nehri ve onun dallarıyla kaplanmış, dağlık bir kara ülkesi.

Laos, Türkiye’nin üçte biri kadar büyüklükte ve 6 milyon civarında nüfusu var. Vientiane, başkenti ve en büyük şehri. Halkının çoğu Lao etnik grubundan, Lao dilini konuşuyorlar ve dinleri Theravada Budizm.

Sri Lanka (Seylan), Myanmar (Burma), Tayland, Laos ve Kamboçya'nın baskın dini olan Theravada Budizmi; insanın kendi çabalarıyla kişisel kurtuluşunu vurgulayan iki büyük Budist kolundan biri. Nirvana'nın tanrıcı olmayan, buna karşılık insanın kendini saflaştırma idealine bağlı kalan, muhafazakâr bir Budizm formu olarak kabul görüyor. Bu dinsel öğreti, arzunun acılara yol açabileceğini, ızdırabın durması veya doğru yolun bulunarak bilgeliğe ulaşılabilmesi veya aydınlanılabilmesi için ise meditasyonu öneriyor.

Laos uzun süre Fransız sömürgesi olarak kaldığından ülkede Fransızca ikinci dil gibi kullanılıyormuş ama günümüzde yerini İngilizceye bıraktığını söyledi rehber. Ülkenin sınırları, 1907’de Fransızlar tarafından belirlenmiş.

İkinci Dünya savaşı sırasında, diğer güneydoğu Asya ülkeleri gibi Laos da Japonya tarafından işgal edilmiş. Savaşın bitimine yakın, 1945’te, Fransa’dan bağımsızlığını ilan etmiş ama Fransızlar 1946’da tekrar yönetimi geri alıp, Laoslulara sınırlı bir otonomi vermişler.

Komünist gruplarla Fransızlar arasında yaşanan Çinhindi savaşları, 1954’te Vietnamlıların Fransızları yenmesiyle sonuçlanınca, 1955’te seçimler yapılmış ve Prensin başkanlığında bir koalisyon hükümeti kurulmuş. Ülkede, sağ ve sol arasındaki çatışmalardan sonra 1958’te sağcılar iktidara gelmiş. 1960’ta yönetimi ele geçiren askeri cunta ise yeniden Prensi göreve getirmiş ancak bu da yürümemiş.

Ülkedeki sağcı ve solcu gruplar, Amerikalıların sağcılara ve Vietnamlıların solculara destek vermesi sonucunda, 1975’e kadar süren iç savaşa girmişler. Laos, bu savaş sırasında ciddi şekilde Amerikan bombardımanına maruz kalmış. Benim ziyaret ettiğim dönemde, savaş zamanından kalma patlamamış mühimmat, hâlâ önemli bir sorun olarak dile getiriliyordu. 1975’te Amerikalıların yenilgisi sonrasında, kral tahtını terk ederek, yönetimi Demokratik Laos Halk Cumhuriyeti partisine devretmiş. 1996’da Vietnam’daki liberalizasyon hareketi sonucunda, büyük miktarda Laoslu, ülkesine geri dönmüş.

Laos’un günümüzdeki durumunu bilmiyorum ama benim gittiğim dönemde, Çin’dekine benzer, otokratik, yarı demokratik bir tek parti yönetimi vardı.

Singapur’dan Laos’a direk uçuş olmadığı için, önce Bangkok’a, oradan Laos’un başkenti Vientiane’a uçtum.

Vientiane’in havadan görünüşü. Manzarada ağırlık, pirinç tarlalarında.


Laos tur organizasyonunu, Vietnam Halong Bay gezisi sırasında tanıştığım ve arkadaş olduğum, Vietnamlı bir tur operatörü ile internet üzerinden yapmıştım.

27 Ekim’de rehberim Vientiane havaalanında karşıladı beni. Otele giriş yapıp hemen şehri tanımaya ve tapınakları görmeye gittik.

Aşağıda, Vientiane’den genel fotoğraflar var.

Budist rahip (Monk) olmak için çocuk yaşlarda tapınaklara giriliyormuş. Bizim dergâhlara benzetebiliriz bu durumu. Tapınağa giren çocuklar, orada disiplinli bir şekilde, kurallara uygun olarak yaşıyor, eğitim görüyor, öğreniyor, meditasyon yapıyor, tapınak işlerinde çalışıyor, yemeklerini yiyorlar. Budist rahip olabilmek için temel öğretiler; azla yetinme, itaat ve bekaretmiş.

Budizm çok çeşitli yorum ve uygulamaları olan bir inanç ama benim Güneydoğu Asya gezilerimde öğrenebildiğim kadarıyla Budist Rahipleri ve alt grup keşişler, dini eğitim dışında hiçbir işle meşgul olmuyor, imece usulü tapınak için yapılacak işler dışında çalışmıyor, yani para kazanmak için çalışmıyorlar. Çok basit şeyler giyiyorlar. Hepsinin saçları sıfır numara traşlı. İaşeleri, tapınağa yapılan yardımlarla sağlanıyor. Dilenmiyorlar ama kendilerine sunulan yiyecekleri kabul ediyorlar. İleride Luang Prabang’da katıldığım, enteresan bir yemek toplama seremonisini detaylı olarak anlatacağım. Kız monk öğrencilerle karşılaşmak da mümkün. Sormadığım için bilmiyorum ama ben dişi olarak sadece küçük kızları gördüm. Belki yetişkin rahibeler ortalarda dolaşmıyorlardır. Bilemiyorum.

Bayan monklar da erkek monklar gibi tek tip elbise giyiyorlar ve aynı şekilde saçları sıfır numara traşlı. Aradaki tek fark; erkekler turuncu, kızlar pembe giysili. Zaten elbiselerinin rengi farklı olmasa, onları da erkek sanabilirsiniz. Hristiyanlardaki rahip ve rahibeler gibi, Budist rahip ve rahibeler de dünyadan fiziksel olarak tecrit edilmiş vaziyette tek başlarına ya da grup halinde yaşıyorlar. Rahibeler daha çok sosyal hizmetlerde yer alıyormuş. Belki bu yüzden sokaklarda hiç görmedim.

Turistlerin en çok ziyaret ettikleri tapınaklar; Wat Simuang, Wat Sisaket, Wat Prakeo ve Ho Prakeo tapınakları. Wat, tapınaklar kompleksi anlamında kullanılıyor. Aşağıda, bu 3 tapınaktan fotoğraflar var. Wat Sisaket’te binlerce ufak Buda heykeli var. Eskiden Wat Prakeo’da bulunan meşhur zümrüt Emerald Buda heykeli ise, Tayland’ın Laos’u işgali sırasında buradan çalınarak Tayland’a taşınmış.

Wat Simuang

Wat Sisaket

Wat Prakeo ve Ho Prakeo

Phara Thatluang Müzesi

28 Ekim sabahı, önce gündüz pazarına, sonra da şehirden 20 Km uzaktaki Buda parkına gidildi. Burada onlarca, hatta yüzlerce Budist ve Hindu heykelleri var. Heykelleri kimin yaptığı bilinmiyor. Gerçekten adını hak eden bir park. Görülmeye değer bir park.

İletişim